Eski YARSAV Başkanı Eminağaoğlu: Kaftancıoğlu ‘görevimden ayrılmıyorum’ diyecek, doğrusu budur

Gerekiyorsa iktidara bedel ödeyin, iktidarın arka bahçesi olmayın”

Eski YARSAV Başkanı ve avukat Ömer Faruk Eminağaoğlu, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’na seslenerek, “‘Görevimden ayrılmıyorum’ diyecek, doğrusu budur” dedi.

Ağaoğlu, hakimlere ve savcılara da seslenerek, “Gerekiyorsa iktidara bedel ödeyin, iktidarın arka bahçesi olmayın” diye konuştu.

Yargıtay’da yıllarca Cumhuriyet Başsavcısı ve hakim olarak görev yapmış olan Ağaoğlu, Canan Kaftancıoğlu’na yaptığı “ayrılma” çağrısının gerekçesini Muhalif’ten Nursun Erel’in sorularını cevaplandırırken şöyle açıkladı:

“Canan Kaftancıoğlu, -görevimden ayrılmıyorum- demelidir, bu taktirde muhatabı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığıdır. Yürürlükteki hukuk mevzuatı uyarınca, Yargıtay bu noktadan itibaren Anayasa Mahkemesine başvurur ve CHP’ye ihtar verilmesini ister, bu ihtar kişiye yönelik olmaz, CHP Genel Başkanlığına dönük olur, yani Kaftancıoğlu’ndan görevinden ayrılması istenir. Ancak Siyasi Partiler Yasasının 104/2 maddesine göre böyle bir ihtarın yaptırımı yoktur. Anayasa Mahkemesi Kaftancıoğlu ile ilgili ihtar kararı verse bile bunun yaptırımı yoktur, çünkü Adalet ve Kalkınma Partisi bu yaptırımlarla sürekli kendisi karşı karşıya kaldığı için geçmişte yaptırım maddesini iptal etmiştir. Açıktır ki AKP, bu hukuksuzluğu kamuoyuna  -yargı kararı- adı altında sunmuştur. ”   

“Kaftancıoğlu yetkisini kullansın”

Soru: Kaftancıoğlu, “ayrılmıyorum” diyerek İstanbul İl Başkanlığında bulunmaya devam edebilir mi?

Eminağaoğlu: Kaftancıoğlu, -ortada bir mevzuat var ve benim ayrılmama durumumu öngörüyor- diyecek ve yetkilerini kullanmaya devam edeecektir. Bundan sonra muhatap Yargıtayın başvurusu ile Anayasa Mahkemesi olur ve AYM yaptırım kararı verse bile bunun yaptırımı olmaz.

Soru: Ancak Anayasa Mahkemesinin kararlarının çok gecikmeli olabileceğini gözlemliyoruz. Bu durumda ne olur?

Eminağaoğlu: Belli bir süre yok, bugüne kadarki kararlarına bakarsanız, 1-2 ay gibi sürelerde de açıklanmıştır, bazen de 7-8 yıllık gecikmeler de yaşanmıştır. Aynısı Erdoğan’la yaşandı

Soru: Sizin geçmişte Adalet ve Kalkınma Partisi kurucusu ve üyesi Recep Tayyip Erdoğan’ın seçimlere katılmasına karşı çıkmanız, daha sonra da AKP’nin kapatılmasını istemeniz benzer nedenlere mi dayanmıştı?

Eminağaoğlu: Adalet ve Kalkınma Partisi kurulduğunda (Erdoğan’ın) adli sicil kaydı vardı ve kurucu üye olamazdı, lakin buna rağmen hem kurucu üye hem genel başkan oldu. O tarihte ben Yargıtay’da Siyasi Partilerle ilgili görevdeydim, yani bu konuya bakan Cumhuriyet Savcısı idim. Hazırladığımız iddianame ile AKP’den kendisinin görevden ayrılması istendi. Anayasa Mahkemesine de başvurularak partiye ihtar kararı verilmesi istendi. AYM ihtar kararı verdi lakin kendisi -ben üyelikten ayrıldım, genel başkanlıktan ayrılmıyorum- dedi. Oysa o tarihte üstelik AYM kararlarının yaptırımı da vardı.