Gergerlioğlu: Ortaçağ’da cadı avı neyse bugün KHK’lılara yapılan odur

Mağdurlar İçin Adalet Platformu’nun hazırladığı “4, 5 ve 6’ncı Yılında OHAL’in Toplumsal Maliyetleri” raporu için konuşan HDP’li Gergerlioğlu, “Ortaçağ’da cadı avı neyse bugün KHKlılara yapılan odur” ifadesini kullandı.

Mağdurlar İçin Adalet Platformu’nun hazırladığı “4, 5 ve 6’ncı Yılında OHAL’in Toplumsal Maliyetleri” raporu için konuşan HDP’li Gergerlioğlu, “Ortaçağ’da cadı avı neyse bugün KHKlılara yapılan odur” ifadesini kullandı.

‘İNSANLIĞA KARŞI SUÇLAR MAHİYETİNİ ALDI’ 

Raporun sunuş kısmında, “Altı yıldır süren mağdur bilimsel araştırma çalışmalarımızın bizleri getirdiği nokta şudur: OHAL/KHK mağdurları ve yakınlarına karşı siyasal iktidar ve kurduğu OHAL/KHK rejimince yapılan uygulamalar sıradan bir ‘işe son verme’ hadisesi değildir. OHAL/KHK rejimi ve işbirlikçi bürokrasi tarafından OHAL/KHK mağdurlarına, ailelerine, eşleri ve çocuklarına, anne ve babalarına, kardeşleri ve diğer yakınlarına karşı uygulanan eylemler, işlemler ve yürürlüğe konan politikalar sıradan bir işe son verme olayı sınırlarını çoktan aşmıştır ve ‘insanlığa karşı suçlar’ mahiyetini almış durumdadır” denildi.

‘OHAL REJİMİ ON BİNLERCE İNSANLIK SUÇLUSUNU KORUYUP ÖDÜLLENDİRDİ’ 

Sunuş kısmı şöyle devam etti: “Siyasal iktidar tarafından 20 Temmuz 2016 tarihinden itibaren yürürlüğe konan OHAL, KHK’lar ve ortaya çıkardığı ‘OHAL/KHK rejimi’, OHAL/KHK mağdurlarına ve yakınlarına karşı uygulamaya koyduğu sosyal/ekonomik ve politik-kırımlar ile ulusal ve uluslararası hukuka aykırı olarak ‘insanlığa karşı suçlar’ kategorisi altında değerlendirilebilecek devlet-destekli, bilinçli, planlı, projeli ve sistematik olarak sayısız suçlar işlemiş, bireysel ve kurumsal olarak birçok insanlık suçlarının işlenmesine ortam hazırlamış, on binlerce insanlık suçlarının işlenmesine kaynaklık etmiş, on binlerce insanlık suçlarının ve nefret suçlarının işlenmesini özendirmiş, teşvik etmiş ve belirtilen bağlamda işlenen her türlü suçu ve suçluyu himayesi altına almış, korumuş ve ödüllendirmiştir.”

RAPORUN ANA BAŞLIKLARI

Mezopotamya Ajansı’nın aktardığına göre; raporun birinci bölümünde, 15 Temmuz 2016 sonrası ihraçların, McCarty ABD’si Cadı Avları ile Nazi Almanyası Cadı Avları dönemleri karşılaştırılmaları yer aldı.

Raporun ikinci bölümünde, OHAL/KHK’lerinin hukuksuzluklarının yabancı ülkelere göçler ve ilticalar üzerindeki etkileri, Türkiye ekonomisine yansımaları incelendi.

Raporda, “Türkiye’nin insan haklarına saygı ve hukukun üstünlüğü dünya endeksi ölçeğinde Türkiye’nin fiili durumu”, “OHAL/KHK mağdurları ve yakınlarına karşı işlenen insanlık suçlarının genel görünümü ve mağdurlar üzerinde ortaya çıkardığı sosyal ekonomik ve politik etkileri”, “OHL/KHK mağdurları ve yakınlarına karşı işlenen insanlık suçlarının terminolojisi”, “OHAL soykırımında hedef seçilenlere karşı işlenen ‘insanlık suçu’ uygulamaları ve yöntemleri”, “OHAL rejimince hedef seçilenlere karşı işlenen 146 çeşit insanlığa karşı suç yöntem ve uygulamaları (pratikleri)” ve son olarak sonuç ve önerilere yer verildi.

Raporda, “KHK/OHAL mağdurları ağırlıklı olarak ‘Muhafazakâr-Demokrat’ kesimlerden oluşmaktadır. Ancak, OHAL mağduriyetleri sonrası, sol, sosyalist, sosyal demokratlık ve seküler/hümanist partilere yönelme yönünde artan bir trend görülmektedir” denildi.

‘TERKEDİLMİŞ ALGILARI ÇOK YÜKSEK’

KHK/OHAL Mağdurlarının yüzde 96,3’ünün gelirleri mağduriyetleri öncesi ile karşılaştırıldığında azaldığı, yüzde 83,6’sının mevcut gelirleri geçimlerine yetmediği, yüzde 16,4’ünün mevcut gelirleri geçimleri için yeterli seviyede olduğu kaydedildi. Yine KHK mağdurlarının yüzde 44,5’inin sahip oldukları menkul veya gayrimenkulleri satmak zorunda kaldıkları belirtildi.

KHK MAĞDURLARININ YÜZDE 61’İ GÖÇ ETTİ 

Araştırmaya katılan KHK mağdurlarının yüzde 41,5’inin sağlık güvencesi olmadığı, yüzde 14’ünün anne ve babaları üzerinden sağlık güvenceleri olduğu kaydedildi. Raporda, “OHAL/KHK mağdurlarının yüzde 61,5’i, mağduriyetleri sonrasında, bulundukları evlerden, mahallelerden, şehirlerden göç etmek zorunda kalmışlardır” denildi.

Mağdur yakınlarının yüzde 28,5’inin halen tutuklu yargılandığı kaydedilen raporda, “Mağdur yakınlarının yüzde 34,60’sı aileleri dahil hiç kimseden herhangi bir destek görememiştir. Sınırlı da olsa ailelerinden bir takım destek görebilenlerin oranı yüzde 58,3’tür. Sosyal çevrelerinden yeterince destek göremediklerini düşünen mağdur yakınlarının oranı yüzde 82,9’dur. Bu sebeplerle mağdur yakınları arasına ‘sosyal dışlanma’, ‘yalnızlaştırılma’ veya ‘aforoza uğrama /terk edilmişlik’ algıları çok yüksektir” ifadelerine yer verildi.

KAYNAK;HDP/BASIN