IPU: Türkiye, HDP’nin kapatılması davası ve milletvekillerine yönelik davalarda insan hakları hukukuna riayet etmeli

Parlamentolar Arası Birlik (IPU) Genel Kurulu’nun 144. oturumları Endonezya’nın Bali Adası’nda 20-24 Mart tarihleri arasında gerçekleştirildi. Oturumlara katılan resmi TBMM delegasyonunda partimizi, Dış İlişkiler Komisyonu Eş Sözcümüz ve IPU Üyesi Hişyar Özsoy temsil etti.

Haber Halkların Demokratik Partisi tarafından paylaşıldı.

IPU, Gültan Kışanak ve Semra Güzel’in dosyalarını da takip etmeye karar verdi

IPU Birleşmiş Milletlere üye 179 ülkenin milletvekillerinden oluşan dünyanın en büyük karma parlamentosudur. 2016 yılından beri dokunulmazlıkları kaldırılan milletvekillerimizin durumunu takip eden IPU’nun Parlamenterlerin İnsan Hakları Komitesi, Ocak ve Şubat aylarında yaptığı toplantıların sonucunda partimiz ve milletvekillerimiz ile ilgili bir karar daha aldı. Şimdiye kadar 64 milletvekilimizin hukuki durumunu takip eden Komite, ek başvurularımız ve sunduğumuz yazılı belgeler üzerine Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı iken görevden alınarak tutuklanan eski milletvekili Gültan Kışanak ve son süreçte dokunulmazlığı kaldırılan milletvekilimiz Semra Güzel’in dosyalarını da takip etmeye karar verdi.

Aysel Tuğluk derhal serbest bırakılmalıdır

Milletvekillerimize yönelik 20 Mayıs 2016’dan beri 600’ün üzerinde terör suçlaması yöneltildiği belirtilen karar metninde, 2018’den bu yana 30 parlamenter hakkında tutuklama kararı verildiğine, 13 HDP’linin milletvekilliğinin düşürüldüğüne ve bu sayının artabileceğine dikkat çekildi. Kararda, ayrıca cezaevinde sağlık durumu giderek kötüleşen eski milletvekili Aysel Tuğluk’un durumu da gündeme alındı ve acilen serbest bırakılması çağrısı yapıldı.

Yüksekdağ ve Demirtaş adil yargılanmadı

Kararda 2018 yılında HDP davalarını takip eden IPU yetkilisinin gözlemlerine referansla, önceki dönem Eş Genel Başkanlarımız Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın adil yargılanmadığı ve her iki eşbaşkana yönelik dosyaların siyasi doğasının açık olduğu belirtildi. Bu gözlemlerin sonucunda, ilk derece mahkemelerinden Anayasa Mahkemesine kadar Türkiye’deki yargı kurumlarının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin içtihatlarını tamamen göz ardı ettiği sonucuna varıldığı ifade edildi. 20 Aralık 2020’de AİHM Büyük Daire tarafından verilen Demirtaş kararının hatırlatıldığı kararda, Demirtaş’ın o zamandan beri serbest bırakılmaması bir yana, hakkında açılan yeni davalarla cezaevinde tutulmaya çalışıldığı söylendi.

Türk makamlarının verdiği bilgiler, suçlama ve mahkumiyetleri destekleyecek somut olgulardan uzak

Kararda, AİHM tarafından 1 Şubat 2022’de dokunulmazlığı kaldırılan 40 milletvekili hakkında ifade özgürlüğünün ihlaline ilişkin verilen karar da gündeme getirildi. Ayrıca, Türk makamları tarafından milletvekillerimizin yargılanmalarına ilişkin kapsamlı bilgi sağlandığı ancak bu bilginin suçlamaları ve mahkumiyetleri destekleyecek somut olgu ve gerçeklerden uzak olduğunun da altı çizildi.

Partimize yönelik kapatma davasının ve Semra Güzel’in dokunulmazlığının kaldırılmasına neden olan suçlamaların da ele alındığı karar metninde alınan bazı önemli kararlar şöyle:

-HDP’nin kapatılması ihtimalinden derin endişe duyulmaktadır. Seleflerinin mahkeme kararıyla kapatıldığı da göz önünde bulundurularak, HDP’yi kapatma girişiminin yetkililerin yanlış bir şekilde PKK ve HDP’yi bir ve aynı olarak görmeye devam ettiğini bir kez daha göstermektedir. Komite bu bağlamda, iki örgütün büyük ölçüde aynı sosyal tabana dayandığını ve benzer hedefler izlediğini kabul ederken, HDP’nin amaçlarına ulaşmak için herhangi bir şekilde şiddeti savunmayan yasal bir siyasi parti olduğunu hatırlatır. HDP’nin kapatılması sadece HDP milletvekillerini kamusal yaşama katılma hakkından mahrum etmekle kalmayacak, aynı zamanda seçmenlerini de TBMM’de temsil hakkından mahrum bırakacaktır. Komite ayrıca, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bir partinin kapatılmasının çok istisnai durumlarda alınan uç bir önlem olduğu ve başta Türkiye aleyhine olmak üzere bir siyasi partinin yasaklanmasının insan hakları ihlali sayıldığı yönünde birçok karar verdiğini hatırlatır.  Bu nedenle Türk makamlarını parti kapatılması konusunda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmek için ellerinden gelenin en iyisini yapmaya davet eder;

-Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bazı HDP milletvekillerini etkileyen davalarda verdiği son kararların, Türkiye tarafından uygulanmaması yönünde kaygılar mevcuttur. Bu milletvekilleri ifade özgürlüklerinin ihlal edilmesine maruz kalmışlardır ve Sayın Demirtaş örneğinde de belirlendiği üzere cezai yargılamalar muhalefeti boğmayı amaçlamaktadır;

-Komite, Sayın Gültan Kışanak ve Sayın Semra Güzel’in dosyalarının da takip edilmesini kabul eder. Bu parlamenterler hakkında keyfi tutuklama, ifade özgürlüğü hakkı ve adil yargılanma hakkının ihlali ve milletvekili dokunulmazlığına saygı gösterilmemesi bakımından dosyalarını incelemeye yetkili olduğunu beyan eder;

-11 parlamenterin halen cezaevinde olmasından derin endişe duyulmaktadır. TBMM tarafından sağlanan en son kapsamlı bilgiler, HDP milletvekillerinin siyasi haklarının meşru kullanımıyla bağlantılı olarak hedef alındıkları yönündeki şüpheleri ortadan kaldırmamaktadır. Bu nedenle, Komite Türk makamlarını tutuklu bulunan milletvekillerinin durumlarını gözden geçirmeye ve onları serbest bırakarak haklarındaki cezai takibatı sonlandırmaya çağırmaktadır. Ayrıca, yetkilileri sağlık durumu gittikçe kötüleşen Aysel Tuğluk’u derhal serbest bırakmaya davet etmektedir.

-Komite, mevcut HDP milletvekillerine karşı açılan yeni dava ve soruşturmalardan dolayı ciddi kaygı duymakta, TBMM’yi milletvekili dokunulmazlıklarının titizlikle korunmasını sağlamaya çağırmaktadır.