İYİ Parti Lideri Akşener: “Bu doğum hızıyla 2053 yılında nüfusun 35 milyonu Suriyelilerden oluşacak”

İYİ Parti Lideri Meral Akşener, sığınmacı tartışmalarına ilişkin olarak “Suriyeli sığınmacıların Türkiye’de kalması halinde bu doğum hızıyla 2053 yılında nüfusun 35 milyonu Suriye kökenli insanlardan oluşacak. Sığınmacı sorununu polemikle geçiştiren, inancımız üzerinden hamasetle basitleştiren, 250 bin Dolara vatandaşlık satarak cari açığı kapattığını düşünen zihniyetle çözemeyiz” dedi.

Akşener, partisinin TBMM’deki grup toplantısında yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi:

– Sayın Erdoğan’ın bizzat kaleme aldığı 20 yıllık büyük trajedinin yavaş yavaş sonuna geliyoruz. 20 yıl önce “Hakça kazanacağız, hakça bölüşeceğiz” diyenler 20 yılın sonunda çökmedik kaynak, peşkeş çekmedik ihale, devşirmedik rant bırakmadılar. Milletimizi Avrupa’ya götüreceğiz diye yola çıkanlar, hatırlayın AB’ye giriyoruz diye atılan havai fişekleri, 20 yılın sonunda Avrupa’ya gidecekken Ortadoğu’yu memleketimize getirdiler. Avrupa’ya giderken Ortadoğu ülkemize geldi. Topraklarımız AK Parti sayesinde göçmen deposuna, kaçak hendeğine dönüşmüş durumda. Erdoğan’a “Türkiye’nin demografisi değişiyor, ekonomisi zora giriyor” demiştim. Dedim ki “İYİ Parti Genel Başkanı olarak beni devlet adına yetkilendir, Suriye’ye gidip, Esad ile devlet insanları ile görüşeyim, ülkemize Suriye’den gelen göçmenleri Esad ile el sıkışıp gönderelim.” Bu teklifimi iletmiştim. Her türlü hakarete maruz kaldım.

– Beton ve briket üzerinden ürettiği sözde çözümler üzerinden iktidar günü kurtarmaya gayret etti. Ülkemizde 4 milyon sığınmacıdan bahsederken, 6-6.5 milyon sığınmacı söz konusu. Suriyeli sığınmacıların Türkiye’de kalması halinde bu doğum hızıyla 2053 yılında nüfusun 35 milyonu Suriye kökenli insanlardan oluşacak. Sığınmacı sorununu polemikle geçiştiren, inancımız üzerinden hamasetle basitleştiren, 250 bin Dolara vatandaşlık satarak cari açığı kapattığını düşünen zihniyetle çözemeyiz. Başta AB projeleri olmak üzere sığınmacılarla ilgili projelerin artık sığınmacıların dönüşlerini kolaylaştırmaya yönelik olması gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye’nin başına sarılan bu problemi çözme konusunda, bu işten nemalanan her yapı, çözümde rol almak mecburiyetindedir. Bunlara paralel olarak, Suriye ile ilişkilerimizin yapıcı bir zemine oturtulması gerekiyor. AB ve diğer aktörlerin de gerekli sorumluluğu alması için aktif bir dış politika yürütülmesi zorunludur. Sayın Erdoğan, hiç değilse şu 1 yılda bazı adımları atmak mecburiyetindeyiz. İktidarın düşmanlaştırma arayışlarının milletimize ve memleketimize faydası olamaz.

– Biz Gazi Meclisimizin bu sorunun çözümünde bir tartışma, istişare ve uzlaşma zemini olduğuna inanıyoruz. Milletimizin acil çözüm beklediği böyle bir meseleyi milletin evinde çözüme bağlayabilmek, bize kendisini temsil yetkisini veren aziz milletimize karşı görevimizdir. Gelin özel bir oturumda, milletimizin gözleri önünde meseleye bakışımızı ve çözüm önerilerimizi ortaya koyalım.

– Ekonomiden ulaşıma kadar her şey liyakatsız kadrolar tarafından yönetiliyor. Bu devlet krizinin mimarı Bay Kriz ise gerçeklerle yüzleşeceği, hatta sandığı getireceği yerde hatalarında ısrar etmeye devam ediyor. “Ben ekonomistim” diye kürsü kürsü gezdikçe, bilmediğini okumaya devam ettikçe, kriz ortamı daha da derinleşiyor. Gelinen noktada TÜİK’in açıkladığı enflasyon bile yüzde 70 oldu. Arjantin’i sollamış olduk. Türkiye hızla fakirleşirken, pahalılık altında ezilen insanlarımızın sofrasından her gün lokma eksilirken bir de barınma kriziyle karşı karşısındayız. Kamu bankalarının kaynakları yanlış dağıtması sonucu konut sahibi olma oranı gittikçe düşüyor. Bugün İstanbul’da 4 kişinin oturduğu bir evin kirası asgari ücretin 1.3 katına çıkmış durumda. Konut kampanyası krizi daha da derinleştirecek. Bir gecede konut fiyatları yüzde 10 arttı. Faizleri düşürüp konut fiyatlarının düşeceğini beklemek Bay Kriz’in hayal dünyasında mümkün olsa da gerçeklerle örtüşmez.

– Maliyetler düşmediği sürece uygun kredi vermek sorunu çözmeyecek. Konut üretimindeki girdileri ucuzlatacak sanayiye teşvik verilmeli. Ayrıca konut fiyatlarının en çok arttığı İstanbul ve Antalya gibi illerimiz, yabancılara gayrimenkul satışının en çok olduğu yerler. Buralardaki yabancılara gayrimenkul satışlarına sınırlama getirin.

– Bay Kriz’in elinde bir tek çıtlattığı çekirdeği eksik, yarattığı vahim tabloyu izliyor. İzlemekten sıkıldıkça da bol miktarda esiyor. Esiyor ama yağmıyor. Onun dili ile söylüyorum, “Bir şükürsüzlük, bir tatminsizlik almış başını gidiyor.” Milletimizin aslında her şeyi varmış. Ama bu millet şükretmeyi bilmiyoruz. Terörist demişti, nankör demişti, şimdi de şükürsüzü ekledi. Milleti ile bağını tamamen koparmış şu zihniyete bakar mısınız? Ben illa akıl vermek istiyorsan, git doymak bilmeyen yandaşlarına şükretmeyi öğret. 15 maaş alan genel müdürlerine, ATM memurlarına, pudra şekeri sevdalılarına şükretmeyi öğret. KPSS’de 92 puan alan evlatlarımızı mülakatta eleyen ayılara dayılara şükretmeyi öğret. Elinden alınanlara şükredilmez, insan sahip olduklarına şükret. Milletimizin cebinden aldığın paraları, gençlerimizin çaldığın hayatlarını biz geri vereceğiz. O zaman hep beraber şükredeceğiz. Sen milletimizin razı olmasını istiyorsun, beceriksizliğine kılıf arıyorsun. Allah’ın kelamı ile siyaset yapılmaz.

– Biz şükretmeye devam edeceğiz, bu ülkede doğduğumuz, bu milletin bir parçası için şükredeceğiz. Ama anlattığın masallara inanmayacağız Sayın Erdoğan. Hırsızlığa, israfa, kayırmacılığa eyvallah demeyeceğiz.

– Şaklabanlıktan sorumlu saray bakanı anlamsız açıklamalarına devam ediyor. Enflasyon korumalı tahvil çıkaracağız diyor. Hani enflasyon düşüyordu? Bu açıklama enflasyonu düşürmeyeceklerinin itirafıdır. O sandık gelene kadar soracağız, yandaşı zengini koruduğun kadar neden milletimizi enflasyondan korumuyorsun? Kullandığı mazotta, ilaçta neden enflasyondan korumuyorsun? Emeklinin, memurun, asgari ücretlinin maaşını neden gıda enflasyonundan korumuyorsun? Soracağız ki devletin itibarini yere bir edenler utansın.

– AK Parti iktidarının artık bu millete vereceği bir şey kalmadı. Bayramdan önceki hafta Antalya’daydım. İktidarın uydurduğu masallar kimsenin umurunda değil. Tek konu hayat pahalılığı.

– Erdoğan sen eskiden gece aç uyumanın, Taksim’e inememenin ne olduğunu bilirdin. Saray seni ne yaptı? İtibardan tasarruf olmaz öyle mi? Bunların tamamı kul hakkı? Kul hakkını ne yapacağız? ATM memurlarının İtalya’dan İsviçre’den kızlı erkekli fotoğraflarını görüyoruz. Bay Kriz’in etrafındakiler bunlar olunca, onlar kahvenin aromalısını biliyor. Ama sanayideki çocukların hayali parkta kola çekirdek. Bu kadar büyük bir uçurumu oluşturdu muhterem.

– Gençlerin üzerine düşen kara bulutları görüyoruz. Siz haksızlık istemiyorsunuz, yolsuzluk istemiyorsunuz, buyurganlık istemiyorsunuz, sesinizin büyükleriniz tarafından duyulmasını istiyorsunuz. Hiç merak etmeyin, biz buradayız. Hak ettiğiniz gibi bir Türkiye için, sizleri gülümseten bir Türkiye için sizlerle beraberiz. Birlikte çalışacağız, birlikte üreteceğiz.

– İYİ Parti kutuplaşmayı, ayrışmayı körükleyenlerin değil ortak akılda ve makulde buluşanların partisidir. İYİ Parti suni gündemlere takılmayan, dedikodulara aldırmayan, önce millet, önce memleket diyenlerin partisidir. Biz derinleşen ekonomik krizi konuşmaya devam edeceğiz.

KAYNAK;İYİ PARTİ GENEL MERKEZİ