Rüzgar gülünden lider olmaz. Yine sorunlar çıkıyor. Gencecik fidan gibi Suriyeliler geziyorlar. Yine ben söylüyorum, Nisan 2017; ‘Bizim gencecik pırlanta  gibi çocuklarımızı El-Bab’a göndereceğiz, DSuriye’nin gençleri Türkiye’de volta atacak.’ Biz kendi evlatlarımızı gönderiyoruz evlatlarımız şehit ediliyor.  Bu ülkeyi yöneten kişi şehitlerin hesabını soracağına koşa koşa gidiyor Putin’in kapısında  dakikalarca bekliyor. Bahçeli’ye bir parantez açmak boynumun borcu. Sen TC tarihinde hiçbir zaman devleti yöneten bir kişinin bir başka devleti yöneten  kişinin kapısında dakikalarca bekletildiğini gördün mü. Görmediysen, hangi yüzle, hangi ahlakla, hangi milliyetçilikle destek veriyorsun!”

SOYLU’YA TEPKİ

“28 Eylül 2018, Uluslararası Suriye Konferansı’nı CHP düzenledi. Daha önce Erdoğan’a Suriye konferansını topla dediğim ve reddedilen çalışmayı biz yaptık. Bütün ilgili ülkelerden yetkililer geldi. 2019’da Suriyelilerle ilgili 2 rapor daha hazırladık. Ve Suriyeliler bugün emeği sömürülen bir halk aramızda duruyorlar. Bun uda itiraf ediyorlar. Acı olanı bu zaten. Devleti yönetenler itiraf ediyor. İçişleri Bakanı söylüyor; ‘Bizim işverenlere kızıyor, fabrikanda Suriyeliler çalıştır sömür, sigortasını yaptırma sonra ayak ayak üstüne at ne olacak bu Suriyelilerin  hali de, 1 milyon insan gidecek kim isyan edecek biliyor musun? O iş sahipleri’ Senin tanıdığın iş sahipleri o iş sahipleri değil. Vicdanlı iş sahibi ile vicdansızı ayırmak lazım. Vicdanı olan izinli, sigortasız çalıştırır. Sen açıkça diyorsun ki biz Suriyelileri kaçak çalıştırıyoruz vergisiz çalıştırıyoruz emeklerini sömürüyoruz bunu da kalkıp İçişleri Bakanı olarak dünyaya ilan ediyorsun. Böyle bir tablo ile ilk kez karşılaşıyorum. Bir yetkilinin çıkıp üstelik en tepedeki  yetkili, kaçak çalışması önlemesi gereken iktidar kaçak çalışıyorlar diyor. Biz bunları sömürüyoruz diyor. Kendilerini dünyaya ihbar ediyorlar.

Ülkeyi bu halden kurtaracak partinin adı Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Bir gerçek daha ortaya çıktı. Sığınmacılar konusunda hiçbir politika yok .Denetimsizlik var, sınırlardan isteyen elini kolunu sallayarak çıkıyor. 100 bin kırmızı çizgiydi ne 3 milyon 600 bin oldu. Denetim yok .Başı bozukluk var kimin ne yaptığı belli değil. Herkes saraya bakıyor çünkü kimsenin yetkisi yok. bir kişinin yetkisi yok, bir tek saraydaki zatın. Hiçbirinin öngörüsü yok. Öngörü olması için bir insanda akıl olması lazım, sorgulama yeteneği olması lazım. Bunlar yoksa öngörü de olmaz zaten.

Bu açığı şöyle kapatıyorlar; emperyal güçler talimat veriyor bunlar da asker, paşa paşa o işi yapıyor. Ondan sonra da memleket bu hale geliyor. Sığınmacılar konusunda oluşan politikasızlık ve ekonomide yaşanan buhran yan yana geldiğinde Türkiye derin bir krizin içine adım adım gidiyor. Eğer bugün sığınmacılar göçmenler konusunda bir toplumsal tepki oluşmuşsa bu çok tehlikelidir. Bu tepkiyi kaşımamak lazım sonlandırmak lazım. Memleketi bu hale getirdiler. Memleket bu halde olduğu için Erdoğan saat başı görüş değiştiriyor. Bu ülke sahipsiz değildir CHP var. Sevgili halkım biz birbirimize muhtacız. Bir beraber olmak zorundayız. Yaşanan bu tabloyu tersine çevirmek zorundayız.

Kılıçdaroğlu 5’li çetelerin değil milyonların adamıdır. 5’inize birden geleceğim.”

Kaynak;CHP Genel Merkezi