Mine G. Kırıkkanat;Kalkış demokrasi durağı, varış anarşi batağı!

Fotoğraf;Yenişafak

Cumhuriyet Gazetesi yazarı Mine Kırıkkanat bugünkü köşesinde ”Anarşist devlet”başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Kırıkkanat, anarşi devletin birbirine karşıt siyasal, ekonomik ve toplumsal güçler arasında uzlaştırma görevini yerine getiremediği bir toplumun durumudur,ifadesini kullandı.

Kırıkkanat yazısında, bugün siyasal İslamcı şeriat düzeniyle laik cumhuriyet düzeni arasında bölünen Türkiye’de; hukuk devletinin olmazsa olmazı, tarafsız ve adil, yani objektif yargı, bu iktidar döneminde siyasal irade ve yamakları olan cemaatlerden yana sübjektif yargıya dönüştürülmüştür,dedi.

Kırıkkanat’ın dikkat çeken konu ile ilgili yazsından bir bölüm

Bireysel özgürlükler, insan hakları ve çocuk işçilerin sömürüsü başta, sigortasız işçi çalıştırmak gibi sosyal adaletsizlikleri gidermek yerine; dine dayalı yiyecek içecek (oruç, alkol vb.) kısıtlamalarını hem tinsel baskı hem devasa zamlarla yaygınlaştırıp, dine dayalı anlamsız yasak ve baskıları kadınlara “özgürlük” diye sunan AKP iktidarında, MHP’nin desteğiyle varılan nokta, demokrasi değil, anarşinin ta kendisidir! 

AKP/MHP uzlaşması, devlet düzenini reddeden, hatta mahkemelerde “Allah’tan başkasına hesap vermem!” diye bağıran şeriatçılarla, laik devlet düzeni arasındaki uzlaşma olanaksızlığını açığa çıkarmıştır.

Anarşizm, bireyin her türlü devlet vesayetinden kurtarılması gerektiğini savunan ideolojidir, demiştik…

Eğer bir devlette, var olan yasalar zaten genele uygulanamıyor, yargının objektivite ve otoritesi bizzat iktidar tarafından yok ediliyor, yetkinliği zaman zaman ulemaya havale ediliyorsa…

Laik hukuku tanımadığı için var olan hukuka üstünlük tanımayan, ülkede siyasal ve cemaatçi yozlaşmaya karşı dikilecek cumhuriyet savcısı bırakmayan bir iktidar sürecinde: mülkün temeli olması gereken adalet, iktidarın iktidarda kalması amacıyla seçim yasasını değiştirip “kendisine kullanışlı” yenisini yapmaya yarıyorsa…

Zaten torbalama yasalar ya da yasalama torbalarıyla sözde meclisten istediği (yüzlerce) yasayı çıkarıyorsa…

Legalite ve illegaliteyi tanımlayıp sınırlarını çizmesi gereken yasalar, artık legalite ve illegalitenin iç içe geçtiği bir kaos oluşturuyorsa…

O devlet, anarşiye zaten fiili anlamda teslim olmuş demektir!