Murat Aksoy;Kaçma mı kaçırılma mı?

Fotoğraf;Cumhuriyet.com

Politikyol yazarı Murat Aksoy Kemal Kılıçdaroğlu’nun gündeme getirdiği iktidara yakın vakıflar tartışmasını farklı bir pencereden değerlendirdi.

Aksoy’un yazsısındaki ilgili kısım şöyle;

Tartışmayı “kaçma” üzerine odaklamak ne kadar doğru o tartışılır. Bu süreci, iktidar mensuplarının “kaçmalarından” ziyade, devlet kaynaklarının yurt dışına “kaçırılması” olarak değerlendirmek daha doğru olacaktır.

Dün akşam CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu önemli açıklamalar yaptı. Türkiye’de kurulan iki vakıftan, Ensar ve TÜRGEV’den, ABD’deki TÜRKEN Vakfı’na aktarılan paralarla ilgili bazı belgeleri ortaya çıkardı.

Kılıçdaroğlu sadece aktarılan paraları değil, aynı zamanda hukuki dayanaklara göre ABD’ye “kaçmayı düşünenler”i de açıkladı.

Bu açıklama çok çok önemli. Ancak tartışmayı “kaçma “ üzerine odaklamak ne kadar doğru o tartışılır. Bu süreci, iktidar mensuplarının “kaçmalarından” ziyade, devlet kaynaklarının yurt dışına “kaçırılması” olarak değerlendirmek daha doğru olacaktır. CHP’nin bu tür açıklamalarda da izlemesi gereken iletişim stratejinin de bu şekilde olması daha doğru olacaktır.

Çünkü karşımızdaki tablo, kaçmaktan çok kaçırılmaya daha uygun.

Bu tartışma vesilesiyle bundan altı yıl önce 25 Mart 2016 tarihinde yazdığım “Ensar, Türgev gibi vakıflar neden vazgeçilmez? başlıklı yazıyı kısa bir girişle yeniden yayınlama ihtiyacı duydum.

Altı yıl önceki yazım, bu vakıf ve derneklerle iktidarın içerideki ideolojik ortaklığı içeriyor ama Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı belgeler ile bu kurumların gelecekteki dışarıdaki ortaklığını ifade etmesi açısından paylaşma gereği duydum. Dahası geçen altı yılda süreç durmadığı gibi tersine hem büyümüş hem de hızlanmış.

Bu kapsamda şu notu da ekleyelim. Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olduktan iktidara yakın 59 vakfı vergiden muaf tutulurken; bu vakıfların yaklaşık 15’inin yönetiminde ise Erdoğan ailesinin üyeleri yer alıyor.

Karşımızdaki tablonun özeti şudur; Sivil toplum kuruluşu adıyla siyasi iktidara eklemlenen bu kurumlar, iktidar tarafından hem içeride hem de dışarıda açık biçimde korunmaktadır. Bu kurumların içerdeki işlevi iktidarın toplumsal dönüştürme hedefinin parçası olmak, dışardaki işlevi de bulundukları ülkelerde hukuk zırhı ile kendilerini korumaya almak.